diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Kilo Almanızı Engelleyecek Taktikler



Sizi kışkırtacak ve yemeğe itecek bazı gıdalar ve özel durumlar vardır. Tok olmanıza rağmen, yemek istersiniz. Bu tarz durumları tanımak, sizi gereksiz kilo almaktan koruyacaktır.

Her yiyeceğe değil ancak bazı yiyeceklere karşı özel bir açlık ihtiyacıduyulur. Bu durumlara “Özel Açlık” denir.

Özel Açlık, kültürel etkilerle ortaya çıkar. Bir toplumda çok sevilen bir yiyecek, başka bir toplumda kabul görmez. Uzak Doğu’da lezzetle sofralara gelip ağız sulandıran böcekler, bizim kültürümüz için geçerli değildir. Zevkle yenen bazı yiyeceklerin, çevresel koşullarla ilişkisi vardır.

Çocukluktan kalma alışkanlıklar ve öğretiler, yaşam boyu peşinizdedir. Örneğin, kalabalık bir ailede büyümüşseniz, sosyal bir ortama alışkınsınız demektir. Karnınız tok olsa bile, etrafınızdaki insanların yemek yemesiyle, eşlik etme fikri yerleşmiştir.

Kalabalık ortamda tokluk hissi daha geç algılanır. Tokluk hissine ulaşılsa bile yemeğe devam edilebilir. Sosyal etkilenme yönünden bakıldığında, kalabalık bir aile ortamı, sevilen gıdalar, yemeğin aşırı miktarda tüketilmesine yol açar.

Açlıkla ilgili diğer faktör ise öğrenmedir. Çocuk, aile içinde öğrenir ve gördüklerini taklit eder. Yemekle ilgili edinilen tutumlar, aileden çocuğa geçen kültürel bir aktarımdır. Çocukken gördüklerinizi, tüm hayatınız boyunca yapmaya devam edersiniz.

Bu faktörler dışında, koku ve görme duyuları, tok olunduğunda bile açlık hissi yaratabilir. Fırından yeni çıkmış bir keke, kokusu ve görüntüsüyle sizi acıktıracaktır. Ayrıca, biyolojik eğilim, bedenin iç dengesinin korunmasını sağlayan gıdaların tüketimine karşı daha yatkınlık gösterir. Şekerin, beden dengesi üzerinde sahip olduğu rol, şekerli gıdalara ihtiyaçduyulmasını ve öncelik taşımasını sağlar.

Sosyal ortamlar, yeme tutumunuzu daima etkiler. Böyle ortamları kontrol altında tutabilmek, yeni beslenme alışkanlığınızı sürdürmenizde yardımcı olur. Başkalarıyla birlikteyken, sosyal ortamın etkilerini hatırlayarak bu etkiyi azaltmanız mümkündür. Başkalarına eşlik etmek yerine, kendinize ve diğer kişilere hayır diyebildiğinizi görmek, özgüveninizin yükselmesine yardımcı olacaktır.

Kaynak: kadin.tr.msn.com

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Açlık krizini bastırmak için



Diyet yapmaya çok kararlısınız, ama her seferinde aynı şey oluyor ve siz diyet esnasında her zamankinden daha çok acıkıyorsunuz. Her şeyin bir çözümü olduğu gibi, açlık hissini yenmenin de bir formülü var.

Su içmek lazım
* Burnun mideyle doğrudan bir ilişkisi var. Yemek kokularını derin derin içinize çekerek sanal bir tokluk hissi yaratabilirsiniz.

* Su için. İlk başlarda midenizi bulandırsa da, 20 dakika kadar sonra açlığınızın kesildiğini fark edeceksiniz.

Kendinizi şımartın
* Günde mutlaka bir kere nefesiniz kesilecek kadar hareket edin. Örneğin hızlı bir şekilde merdiven çıkın ya da hızlı adımlarla dışarıda yürüyün. Bu, kanınızı temiz oksijen ile besleyecek.

* Eğer tatlı düşkünüyseniz, kendinize işkence etmeyin. Ağır bir krize girdiğiniz anda, ağzınıza bir parmak bal çalın. Ama sadece bir minik parmak ve sadece bir kez. Ve lütfen her gün olmasın!

Moralinizi bozmayın
* Her gün tartılmayın. Bu sadece moralinizi bozacak. Zaten her gün tartıldığınızda aradakı farkı görmeniz mümkün değil. Bu nedenle uzmanlar 6 günde bir tartılmanın en doğrusu olduğunu söylüyorlar.

* Yavaş yavaş yeyin. Tabağınızı bir çırpıda silip süpürürseniz, asla doyduğunuzu hissetmezsiniz. Uzun uzun çiğnediğinizde, hem yemeğin tadını daha iyi alacaksınız hem de beyninize yavaş yavaş "doydum" sinyalleri gitmeye başlayacak.

Yağ yakımını hızlandırın
* Bazı besinler yağ yakımını hızlandırıyor. Bunları ne kadar tüketirseniz, metabolizmanız o kadar hareketleniyor. Acı biber, enginar, karabiber gibi.

* Sıcak ve soğuk, cilt üzerindeki mikro kan dolaşımını harekete geçirerek, yağ yakımını sağlıyor. Banyodan sonra sorunlu bölgelere bir sıcak bir soğuk su tutmak fayda sağlıyor.

3 Ağustos 2010 Salı

Tek çözüm ömür boyu diyet



Çölyak, buğday, arpa ve çavdarda bulunan 'gluten'' adlı proteine alerji nedeniyle gelişiyor. Hastaların ömür boyu özel bir diyet yapması gerekiyor.

Toplumda ince bağırsak alerjisi olarak bilinen Çölyak hastalığı, buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahılların unlarıyla hazırlanan yiyeceklerde (pide, simit, börek, makarna) bulunan bir protein maddesi olan glutene karşı oluşuyor. Prof. Dr. Ayhan Gazi Kalaycı, çok gizli belirtilerle seyredebildiği gibi yaşamı tehdit eden ağır tablolara da yol açan hastalığın tek tedavisinin ömür boyu glutensiz bir diyet uygulamak olduğunu söylüyor. Çocuklarda daha sık görülmesine rağmen hastalık bulguları hayatın herhangi bir döneminde de ortaya çıkabiliyor.

KARIN ŞİŞLİĞİ VE BÜYÜME GERİLİĞİ
Gluten aynı zamanda pek çok gıdanın üretiminde (bisküvi, gofret, reçel gibi) kıvam verici madde olarak da kullanılıyor. Normal de aldığımız besinler midede hazmedildikten sonra ince bağırsağa geçer ve gerekli besin maddeleri ince bağırsakta bulunan villüs çıkıntıları sayesinde emilerek kana karışır. Çölyak hastalarında villüslar, gluten proteini tarafından yok edildiği için ince bağırsaktaki emilim bozulur. Bağırsaklarda emilim bozulunca da hastalık bulguları ortaya çıkar. En sık görülen belirtiler; tekrarlayan ishaller, karın şişliği, büyüme geriliği, iştahsızlık, halsizlik ve kansızlıktır.

KANSIZLIK DA GÖRÜLEBİLİR
Her çölyak hastasında bu belirtilerin hepsinin aynı anda görülmeyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Kalaycı, bazen tek başına tekrarlayan demir eksikliği kansızlığı, boy kısalığı veya sık ve kötü kokulu dışkılamanın hastalığın yegane bulgusu olabileceğini vurguladı.

DİYETSİZ OLMAZ
Gluten, çölyak hastaları için çok zararlıdır. Tam diyet uygulandığında hastalık bulguları hızla düzelir ve çocuklar yaşıtları gibi sağlıklı olur. Arada bir glutenli gıdaların tüketilmesi de doğru değildir.

Beslenmede nelere dikkat edilmeli?
Çölyak hastalığında tek tedavi yöntemi ömür boyu glutensiz diyet uygulamaktır. Glutensiz diyet yapan hastalarda hastalık bulguları hızla düzelmeye başlar. Diyet yaparken az miktarda dahi gluten içeren besinlerin alınmamasına özen gösterilmelidir. Tedavi başlangıcında, diyete ek olarak emilim bozukluğu nedeniyle gelişen vitamin ve mineral eksiklikleri (demir, çinko ve folik asit eksikliği gibi) düzeltilmelidir.

Düzenli kontrol muayeneler yapılmalı ve bu eksikliklerin tekrarlayıp tekrarlamadığı denetlenmelidir. Glutensiz diyet; buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi gluten içeren tahıllar ve bu tahıl unlarıyla hazırlanan gıdaları tüketmemektir. Pirinç, mısır ve patates serbesttir. Çölyak hastaları özel glutensiz un kullanarak yapılmış olan ekmek, börek, poğaça, kurabiye ve tatlı çeşitlerini tüketebilir.